Anasayfa / Bilgi / İnşaat Mühendisliği Hakkında Herşey
130704insaat.hlarge

İnşaat Mühendisliği Hakkında Herşey

Türkiye’de İnşaat Mühendisliği

Bu yazı, Türkiye’deki inşaat mühendisliği hakkında bilgisi olmayanlara yönelik olarak, oldukça basit anlatımla hazırlanmıştır.
Önce inşaat nedir onu anlatmakla işe başlayalım.
BİR İNŞAAT YAPALIM
İncek’te arsamız var. Üzerine 4 katlı, bodrumlu dershane binası yapmak istiyoruz. Önce Belediye’den ruhsat almamız gerekir. Belediye ruhsat için proje yani tasarımını ister. Bunun için de mimara gideriz. Mimar mal sahibinin isteklerine göre arsanın otoparkıyla, bahçesiyle yerleşimini, binanın kavram ve işlevsel tasarımlarını ve çizimlerini yapar, buna mimari proje denir. Mimar bununla “eser” sahibi olarak kabul edilir. Daha sonra proje değişikliğine gidilmek istenirse aynı mimarın yazılı izni gerekir. Onun dışında mimar bir daha işe karışmaz. Bu arada yapının oturacağı zeminin analizini yaptırırız, yani nasıl olduğu araştırırız, sağlam mı değil mi? Sağlam değilse ne önlemler alınacak onlar belirleriz. Bundan sonra yapının taşıyıcı sistem tasarımını yani taşıyıcı yapı elemanlarının hesaplarını, boyutlandırmasını ve çizimlerini inşaat mühendisi yapar. Elektrik tesisatını elektrik mühendisi, kullanma suyu, pis su, kalorifer, klima tesisatını Makine mühendisi projelendirir. Bunlar belediye tarafından kontrol ettirilip, onaylanıp, ruhsat alındıktan sonra yapım aşamasına geçilir. Yapım için bir inşaat mühendisi şantiye şefi işe alınır. İş büyükse daha fazla inşaat mühendisini de işe almak gerekebilir. Şantiye şefi malzeme, teknik donanım, iş gücü gereksinimini belirler, iş programı yapar ve bunlara göre inşaatı bitirir. Bu arada yapım denetimini ücret karşılığında dışardan, bağımsız bir yapı denetim firması ya da iş büyük ihaleli bir iş ise, danışmanlık şirketi yapar.
Görüldüğü gibi bir bina inşaatının tamamlanmasında inşaat mühendisinin rolü çok fazladır.
Endüstri devrimi öncesinde inşaatları mimar tasarlar ve yapardı. Mimar Sinan bunun bilinen örneğidir. Ancak gelişen teknoloji ve hesaplamalar sonucu inşaat mühendisliği ayrı bir dal haline gelmiş, mimarlığın alanı önemli ölçüde daralmıştır.
Tekrar konumuza dönelim. Binamız bitti. Bizde inşaat sektöründe buna işin üstyapısı deniliyor. Bina bu şekliyle oturulacak hale geldi mi? Elbette hayır. Zira binada oturabilmek için elektrik, su gerekir. Su kullanınca ortaya çıkacak atık suyu binadan uzaklaştırmak gerekir. Kışın ısınmak için doğalgaz gerekir. Binamıza gelip gidebilmek için yol gerekir. Bunlara da inşaat sektöründe işinaltyapısı deniliyor.
Burada bir parantez açıp üstyapı – altyapı nedir, onu inceleyelim.
Yapı (inşaat) Ana Kategorileri
Yapılar üstyapı ve altyapı olarak iki ana gruba ayrılır. Burada üst-alt deyimleri toprağın üstü ya da altı anlamına gelmez. Örneğin binanın temeli altyapı kategorisine girmez.

Üst yapı: İngilizcesi “Structures”dır. Bu konuda eğitimli/deneyimli mühendis yurt dışında “Structural Engineer” ünvanını alır. Bizdeki karşılığı Yapı Mühendisliğidir.
Üst yapılar; içinde, üzerinde insan barındıran yapılardır. Binalar, konut, otel, hastane, okul, ofis, fabrikalar, işyerleri, alışveriş merkezi, terminal, istasyon, spor salonları, stadyumlar gibi.
Yapılarda hasar analizi, onarım ve güçlendirmeler de yapı mühendisliği alanına girer.

Alt Yapı: İngilizcesi “infrastructure”dır. Bunun mühendisine İngilizce’de “civil engineer” denir. Köprü, karayolu, tünel, demiryolu, metro, hava alanı pisti, liman, su temini ve dağıtımı, arıtma istasyonu, kanalizasyon ağı, sulama kanalları, pompa istasyonları, su depoları, baraj, enerji santraları, elektrik iletim, yüksek anten, petrol boru hattı, çevre düzenlemesi, güzelleştirme (beautification) vb. altyapıya girer.
Bu alanlarda deneyimli inşaat mühendislerine piyasada “üstyapıcı”, “altyapıcı” denilirken mühendis arayan ilanlarda “üstyapı deneyimli mühendis”, “altyapı deneyimli mühendis” denilmektedir. Altyapılarda yani köprü, yol gibi projelerde mimarın hiçbir fonksiyonu yoktur.
Tekrar yukarıdaki dershane örneğine dönersek, binayı bitirmiştik. Buna üstyapı diyoruz. Bina temeli de buna dahil. Gelelim altyapıya. Eğer arsa dağ başındaysa yani etrafta belediyenin getirdiği hizmetler yoksa ya da eksikse altyapıyı kendimiz yapacağız demektir. İş makineleri kiralayacağız, yolu açacağız, üzerine kırmataş döküp silindirle sıkıştıracağız. Bahçede bir yere kuyu açacağız, pompa koyacağız, binadaki depoya su basacağız. Bahçede foseptik çukuru açacağız. Pis su oraya akacak. Yakında trafo varsa araya elektrik direkleri dikeceğiz, tel çekip elektriği oradan getireceğiz. Yoksa bahçeye jeneratör koyacağız. Isınma elektrikle, katalitik sobalarla veya sanayi tüpleriyle olacak. Gerekli bütün işleri inşaat mühendisi yapacak. Bunlara da altyapı diyoruz.
Eğer Belediye oraya hizmet yani altyapı getirmişse işimiz çok kolay. Yapmamız gereken sadece hepsine bağlanmak. Elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz, telefon gibi.
Özetle üstyapı barınma gereksinimini sağlıyor, altyapı da hizmetleri karşılıyor. Tüm bunlar medeni bir ortam sağlıyor. Şimdi medeni/uygar ortam deyince ne kastediyoruz onu inceleyelim.

İnşaat Mühendisliğinin Genel Tanımı
İnşaat mühendisliği en eski mühendislik dalıdır ve en eski mesleklerden biridir. Örneğin tarihi kalıntılarda makine, fabrika yoktur ama bol miktarda ev, saray, tapınak, hamam, yol, su kanalları, su boruları gibi günümüzün inşaat mühendisliği eserlerini görürüz.
İnşaat mühendisinin İngilizcesi “Civil Engineer“, Arapçası “Mühendis-i Medeni” dir. Yani yurt dışında inşaat mühendisliğinin karşılığı bizdekinden farklı olarak Yurttaşlık/Medeniyet (uygarlık) Mühendisliğidir.
Bir yere yol, su, elektrik eriştiği zaman “oraya uygarlık geldi” deriz. Bunu Halil Rıfat Paşa “gidemediğin yer senin değildir” olarak çok güzel ifade etmiş. Demek ki yol uygarlığın olmazsa olmazı.
Sabah kalktığımız zaman ilk iş olarak yüzümüzü yıkamak için musluğu açarız. Suyun barajda toplanması, boru hatlarıyla arıtma tesisine oradan da evlere getirilmesi vb. Bütün bunları gerçekleştirenler inşaat mühendisleri.
Böylece inşaat mühendisliğini yurttaşlara götürülen hizmetlerle ilgili fiziksel çevre oluşturma işleri ile uğraşan mühendislik dalı olarak tanımlayabiliriz.
Bu hizmetler insanların barınma ve bağlantılı yani medeni ihtiyaçlarının temini için gerçekleştirilir. Örneğin konut inşaatı ve konuta su, elektrik, yol sağlanması, kanalizasyon (pis su uzaklaştırma), iletişim hatları bağlanması gibi.
Türkiye’nin nüfusu arttıkça konut ve dolayısıyla her türlü üst ve altyapı hizmetleri ihtiyacı da artmaktadır. Endüstriyel üretim inşaat mühendisine muhtaçtır. Fabrika binası yapılacak, binaya enerji sağlanacak, üretimin pazarlanması için yol yapılacak vb.
Antalya’yı turizm merkezi haline getiren de inşaat mühendisleridir. Yapılan devasa tatil köylerine, irili ufaklı otellere turist yağmaya başladı. Ancak turistler daha gelir gelmez havaalanında çile çekmeye başladılar. İki şeritli yollarda kaza geçirdiler, o kadar insana elektrik yetmedi, kanalizasyonlar denize aktı, akşam denizden gelince duşlardan su akmadı vb. Bütün bu sorunların üstesinden gelenler inşaat mühendisleridir.
130704insaat.hlarge
İnşaat Mühendisliğinin Teknik Tanımı
İnşaat mühendisliği yapı malzeme ve tekniğini en iyi ve ekonomik şekilde bir araya getiren, yapıların;

  • Proje; dizayn-tasarım-boyutlandırma da denir, hesaplar ve çizimlerden oluşur, Mimari yerleşim ve ince işler detay projelerinden sonra yapılan projelerdir.
  • Planlama; maliyet hesabı, iş programı, malzeme, işgücü ve yöntem belirleme
  • Yapım; inşaat
  • Denetim; bütün yukarıda yapılan işlerin kontrolu

işleri ile uğraşan temel mühendislik dalıdır. Şimdi bu işleri biraz daha açalım ve inşaat mühendisine adapte edelim.
İnşaat Mühendislerinin Yaptıkları İşe Göre Uzmanlıkları

  • PROJECİ: Tamamen masada çalışır, hesap ve çizim ile yapılabilirlik (fizibilite) etütleri yapar. Genelde proje bürosunun merkezinde çalışır. Ancak şantiyenin proje ofisinde de çalışabilir. Örneğin Design and Built yani Projelendirmenin ihaleye dahil olduğu işlerde projeler şantiyede yapılabilir. Şantiye proje ofisinin organizasyonu genişse başına Mühendislik Müdürü pozisyonu gerekir.
  • PLANLAMACI: Bürocudur, merkez ofiste ya da şantiye ofisinde çalışır.Paperwork-kağıt işleri yazışma, rapor, teklif hazırlama gibi işlerde daha çok alt yönetim kademelerinde yöneticilik ya da mühendislik yapar. Teknik Müdür, İş Geliştirme Müdürü, Teklif Departmanı Müdürü, Kontrat Müdürü, Teknik Ofis Müdürü, Planlama Mühendisi, Hakediş Mühendisi, Maliyet Kontrol Mühendisi, Teklif Hazırlama Mühendisi gibi.
  • ŞANTİYECİ: Şantiyede çalışır. İnşaat Müdürü, Şantiye Şefi, Şantiye Mühendisi, Kalite Kontrol Şefi, İş Sağlığı ve Güvenliği Mühendisi gibi.

Proje Müdürü de şantiyecidir ancak yönetici pozisyonuna girer.
Yapı Denetçisi, Kontrol Amiri, Kontrol Mühendisi de şantiyede ancak masanın öbür tarafında yani yapı denetim firmalarında veya mühendislik müşavirlik (danışmanlık) firmalarında çalışır.

  • YÖNETİCİ: Yukarıda belirtilen proje, planlama ve şantiyede kazanılan deneyim sonrasında özel sektörün merkez ofisinde veya şantiyesinde çalışır. Genel Müdür, Proje Müdürü, Proje Koordinatörü yapı sektöründe belli başlı yönetici pozisyonlarıdır. Proje Müdürü şantiyede çalışır.

490-287

İnşaat Mühendislerinin Çalışma Alanları

  • ÖZEL SEKTÖRDE: Yukarıda belirtilen işleri yaparlar. Yaygın olarak yurt dışında da çalışmaktadırlar.
  • KAMU ÇALIŞANLARI: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa bağlıdırlar. Daire Başkanı, Müdür gibi yönetim ve mühendis gibi alt kadrolarda daha çok işleri dışarıya verme ve verilen işleri denetlemeyle uğraşırlar. Bol yazışma yaparlar. Genelde merkezde veya bölge müdürlüklerinde dairede otururlar. Bazen büyük şantiyelerde de bir kontrol amiri bulundururlar. Belediyeler, Karayolları, Devlet Su İşleri, İller Bankası, Köy Hizmetleri, NATO ENF. belli başlı yatırımcı kamu kuruluşlarıdır. 2008 de kamuda çalışmak için KPSS sınavına giren 54850 mühendis, mimar, şehir plancılarından kadro sayısına göre 1950 si yani yaklaşık % 3.6 sı istihdam edilebilmiştir.
  • ÖĞRETİM ÜYELERİ: Üniversitelerde ya da kamu araştırma kuruluşlarında çalışırlar, TÜBİTAK, Deprem Araştırma Enstitüsü gibi.

İnşaat Mühendisliğinin İyi Yanları ve Zorlukları
İyi yanları
Zevklidir, dinamiktir, kapsamı çok geniştir, birçok başka mesleklere göre iş fırsatı bolluğuna sahiptir, örneğin bir şantiyede en fazla 1 mimar, 1 makine mühendisi, 1 elektrik mühendisi olur. Bazen onlar da olmaz. Buna karşılık sayısı 2 ila 20 arasında inşaat mühendisi olabilir. Serbest çalışma olanağı vardır. Eser yaratmanın verdiği duygu inşaat mühendisinin en mutlu olduğu, çektiği zorlukları unuttuğu andır.
Zorlukları
Gerektiğinde dağ başında, mahrumiyet bölgelerinde, toz, toprak, çamur, yağmur, soğuk, sıcakta, genelde yoğun tempoda gece geç saatlere kadar çalışmak gerekebilir. Kaza olasılığı vardır. Sık, uzun seyahatler yapabilir. Evli ve/veya çocukluysa ailesini gittiği yere götürülemeyebilir. Arzın talepten fazla olması yani mühendis sayısının gereksinimden fazla olması, inşaat sektörünün krizlerden mutlaka etkilenmesi de dezavantajdır. Süreli işte süreklilik olmaması, iş sonunda yeniden iş arama zorunluluğu gerektirir. İşçi ile usta ile uğraşmak dünyanın en zor işlerinden biridir.

İnşaat Mühendislerinin Durumu
İnşaat sektörü Gayrı Safi Yurt İçi Hasılanın (Türk ve yabancılarının ürettiği yıllık nihai mal ve hizmetler) % 30 unu oluşturmaktadır. Bunun gerçekleştirilmesinde inşaat mühendislerinin yarı yarıya payı olduğu tahmin edilmektedir. İnşaat sektörünün büyüme performansını % 80 oranında özel sektörün, % 20 oranında ise kamunun sabit sermaye yatırımları belirlemektedir. Bu yatırımlar sabit fiyatlarla son yıllarda azalmaktadır.
İnşaat Mühendisleri odalarına kayıtlı mühendis sayısı 26 Nisan 2010 tarihi itibarıyla 76.191 dir. Bu sayısı 23 olan mühendis-mimar odalarına kayıtlı tüm mühendis-mimarların yaklaşık % 25’ini oluşturmaktadır. 2007 yılında 3624, 2008 yılında 3241, 2009 yılında 3712 olmak üzere her yıl ortalama 3500 inşaat mühendisi inşaat mühendisleri odasına kayıt olmaktadır. Odaya kayıt olanların oranı bir araştırmaya göre % 85 dir. Buna göre Türkiye’de 90.000 e yakın inşaat mühendisi olduğu ve her yıl 4100 kadar inşaat mühendisinin mezun olduğu söylenebilir. TMMOB (Türkiye Mühendis Mimar Odaları Birliği) araştırmasına göre mühendislerin % 75 i yoksulluk sınırı altında maaş alıyorlar. Gerçekten de İnşaat Mühendisleri son derece düşük ücretlerle çalıştırılmakta, genç meslektaşlarımız emek sömürüsüyle karşı karşıya kalmaktadır. Çalışma saatlerinde tam bir keyfilik vardır ve fazla çalışma karşılığı ücret verilmesi söz konusu değildir. Sendikasızlık ve iş güvencesinden yoksunluk, çalışma koşullarının sağlıksızlığı da sektörün dikkat çekici özellikleri arasındadır. İnşaat sektöründe meslek dışı alanlarda çalışma ve işsizlik oranı yüzde 25’i geçmiştir.
2008 sonunda patlak veren küresel krizden önce Türkiye’de konut inşaatlarında patlama yaşanmaktaydı. Yurt dışında da başta Rusya Federasyonu, Afganistan, Irak, Libya, Cezayir, Kazakistan olmak üzere dünyanın dört bir yanında yoğun inşaat işleri inşaat mühendislerine büyük istihdam olanağı sağlamıştı. Maaşlar da böylece gayet iyi düzeydeydi. Küresel kriz inşaat sektörünü çok kötü vurmuştur. Teğet geçme falan hiçbir şekilde söz konusu değildir. Kriz inşaat sektörüne kazmayı ortasından indirmiştir. Küçük ve/veya şahıs şirketleri, proje büroları kriz ortamında kapanmaktadırlar. 2009 yılında İşkur’da iş arayan mühendis mimar sayısında bir önceki yıla göre % 33 artış olmuştur. İnşaat sektöründe krizin 2010 yılının 2. yarısında toparlanmaya başlayacağı ve 2011 de etkisini hayli azaltacağı söylenmekteydi. Nitekim 2010 yılı birinci çeyrekte yüzde 8 büyümeye geçen inşaat sektörü, 2010 yılı ikinci çeyreğinde yüzde 21.9 oranında, üçüncü çeyrekte de yüzde 24.6 artış yaşayarak gösteren bu iki çeyrekte Türkiye ekonomisi içinde en hızlı büyüyen sektör oldu.

Türkiye’de İnşaat Mühendisliği Eğitimi
İnşaat mühendisi eğitiminde başarılı olmak isteyenlerin;
– İyi bir öğrenme ve konsantrasyon yeteneği olmalı,
– Sayısal yeteneği olmalı, akıldan kısa sürede matematik işlemleri yapabilmeli,
– Analitik düşünme ve problem çözme becerisine sahip olmalı.
– Perspektiften (3 boyutlu görünüşten) ön, yan, arka gibi farklı bakış açılarını göz önüne getirebilmeli,
– Üniversite öncesinde matematik, fizikte başarılı olmaları önemli göstergedir.

4 yıllık eğitim sonunda “İnşaat Mühendisi” ünvanıyla “Lisans” diploması verilmektedir. İngilizcesi “Bachelor of Science in Civil Engineering”. İnşaat mühendisliği bölümlerinin ancak yüzde 13′ünde eğitim İngilizcedir. Buralarda eğitim dili yeterli olmayanlara bir yıl dil eğitimi verilmekte ve başarı aranmaktadır.
“Hazır Beton Teknolojisi”, “İnşaat”, “İnşaat Teknikerliği”, “Karayolu Ulaşımı ve Trafik”, “Raylı Sistemler Teknolojisi”, “Ulaştırma”, “Yapı Teknolojisi” ön lisans programını başarı ile bitirenler, ÖSYM tarafından açılan Dikey Geçiş Sınavı’nda (DGS) başarılı oldukları takdirde, “İnşaat Mühendisliği“ lisans programına dikey geçiş yapabilirler. BKNZ. Dgsli.org
Türkiye’de inşaat mühendisliği bölümlerinde, bir öğretim üyesi/öğretim görevlisine ortalama 22 öğrenci düşmektedir. Bu oran Almanya’da 8, Japonya’da 10, Portekiz’de 20, Belçika’da 10, İngiltere’de 14, Polonya’da 10′dur. Öğrencilerin yüzde 9′u kız, yüzde 91′i erkektir. Öğrenci aileleri ağırlıkla orta ve alt gelir gruplarında yer alır. Bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki üniversite hariç, büyük umutlarla girilen bu bölümlerde gerek eğitim gerekse sosyal ve kültürel koşullar açısından tam bir hayal kırıklığı yaşanmaktadır.
Yeni açılan bölümlerde alt yapı ve öğretim kadrosu yetersizdir. Öğrenci kontenjanlarındaki önlenemeyen artış, eğitim kalitesinin düşmesine yol açmaktadır. Gereksinimden çok fazla sayıda inşaat mühendisliği bölümünün getirdiği mühendis enflasyonu, mühendis devalüasyonuna neden olmuştur. İnşaat mühendisliği eğitiminde hazır program kullanımı öğretim programlarında derslerin içine girmiştir. Öğrenci nasıl çalıştığını bilmediği bir programa, muhakemeden yoksun, sadece veri hazırlamakta, çıktılarını yorumlayamamaktadır.
2008 de yapılan bir anket sonuçları:
1. İnşaat mühendisliği öğrencilerinin % 57 si ÖSS’de inşaat mühendisliği bölümünü ilk üç tercih arasında, % 15’i dördüncü ve beşinci sıralarda tercih etmişler. Geri kalan % 28 si inşaat mühendisliği mesleğini daha az tercih etmelerine rağmen bu eğitim programına yerleştirilmişler.
2. Bu öğrencilerin inşaat mühendisliğini tercih nedenleri:
Yeteneklerime uygun bulduğum için % 46
Üniversite sınavındaki tercihlerimden biri olduğu için % 24
Ailemin önerisi ile % 17
İş bulabilme kolaylığını düşündüğüm için % 16
Gelir düzeyinin yüksek olduğunu düşündüğüm için % 15
Kamu sektöründe çalışabileceğim için % 3
İdealim olduğu için % 2
Aile mesleği olduğu için % 1
Cevap verilmemiş % 3
3. İnşaat mühendisliği bölümü öğrencileri iki veya üç senelik eğitim deneyimlerinin sonucunda büyük bir çoğunlukla (% 86) meslek eğitimlerinden memnun olduklarını belirtmişlerdir.
İnşaat mühendisleri arasında başka bir meslek seçmiş olmayı isteyip istemedikleri sorulan bir ankette de, % 56’lık bir kısım hayır demiş, % 21’lik bir kısım da kararsız olduğunu ifade etmiş % 26’lık bir bölüm ise başka bir meslek seçmiş olmayı istediklerini ifade etmişlerdir. İnşaat mühendisliğinin 20-30 yıl sonra bulunacağı durumun ne kadar olumlu olduğunun düşünüldüğünü anlamaya yönelik sorulara verilen yanıtların dağılımı çok iyi % 8, iyi % 41, orta % 37, kötü % 12 ve çok kötü % 2 şeklindedir

Hakkında Muhendis

Muhendis
Betonarme.Net Kurucusu | İnşaat Mühendisi

Ayrıca bakınız

0863d28ce327f5a41e3cd1c12747281e

ARTIK SERALARDA YAPI DENETİMLERDE

Her yıl Antalya da meydana gelen fırtına ve hortumlar birçok serada ağır tahribat meydana getiriyor …

2 yorum

  1. mehmeturankilic

    Gerçekten çok kapsamlı bir yazı olmuş ellerinize sağlık.. İnşaat mühendisliğine dair merak edilen birçok konuya değinilmiş..Teşekkürler..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir